Edebiyat Hakkında Herşey Bir başka WordPress blogu.

Fantastik Edebiyatta Gerçek





12.28.2009 · Posted in Edebiyat, Genel, Genel Kültür

Zaman zaman tanıdığımız gerçeğin dışında, daha başka, algılayamadığımız şeyler olabileceğ ini düşünmek bizi hem korkutur, hem de meraklandırır. Bu duyguya en çok kitap okurken kapılır insan. Gerçek ve gerçekdışı gibi konular özellikle şu iki edebiyat türünde etkili olmuştur: Büyülü gerçekçilik (magischer Realismus ) ve fantastik edebiyat(phantastische Literatur ).

Edebiyat tarihinde bu iki tür çok kez aynı anlamda kullanılmasına karşın, içerikleri farklıdır. Büyülü gerçekçilik, 60′lı yılllarda Latin Amerika’da oluş muştur. ´´Boom“ diyeadlandırılan bu edebiyat akımı akla Borges, Gabriel Garcia Marquez, Asturias ve Cortazar gibi yazarları getirir. Bu yazarlar, Avrupa’daki gerçeğin yeterli olmadığı ve GüneyAmerika’nın doğ al ve sosyal yönden çeşitliliğinin kendine has bir gerçek gerektirdiği kanısındadırlar. Büyülü gerçekçilik, bildiğimiz gerçek ile efsanelerin, fantastizmin arasındaki sınırı aşar.Yalnız bu yazarlardan bir tanesi, yeni bir gerçek vermekten ziyade Avrupa’daki gerçek ile yeni gerçeği bağdaştırmağa çalışı r; o da Julio Cortazar’dır. Kendisi, Borges ile birlikte, en tanınmış Arjantinli yazarlardan biridir. Cortazar’ın büyülü gerçekçiliği Avrupa romantizmine benziyor, mesela bir Edgar Alan Poe ya da bir Kafka gibi. Bundan dolayı Cortazar’ı n hikayeleri fantastik edebiyat olarak tanımlanıyor.

Peki, fantastik edebiyat nedir? Cortazar’daki fantastik edebiyat hayal gücüyle üretilen dünya ile gerçe ğin arasındaki sı nırı kaldırır. Böylece okurun gerçeği baş ka gözle görebilmesini sağlar. Cortazar’ın fantastizmini irdelemek hiç de kolay değildir. Fantastik olan bir taraftan yazarın kendi yaşadığı, izah edemediği deneylerden ve fantastik edebiyatın metinsel çerçevesinden oluşur, diğ er taraftan ise fantastik olan metinlerarası etkilerin ürünüdür, çünkü alışılmışın dışındalık salt bir fikir olarak etkili olamaz. Fantastik dünya ancak olağandışılıkla normal hayatın birleşmesinden ortaya çıkar.

Yine de fantastik metin, her şey olabilen bir dünyayı temsil eder, ama  sın ırlarını aşabilme olanağını göstererek yapar bunu. Cortazar’ın hikayelerinde de  kişilerin iç dünyasıyla güncel olaylar birleşince fantastik boyutlara ulaşıyor. Mesela bir adamın kazağını giymek isterken kendi kendini boğması ya da insanın başka bir insanda yeniden doğması ( Reinkarnation).

Özellikle ikinci örnekte fantastik edebiyatın ne kadar etkileyici olabildiği gözönüne geliyor. Bu hikayenin adı Gizli Silahlar ( Las armas secretas ). Hikayenin kahramanı Pierre, güncel olaylara en ufak ayrıntılarına dek çok ilgi gösterir. Pierre ile kız arkadaşı Michele geçimsizlikle sevgi arasında parçalanan bir aşk ilişkisi sürdürürler. Michele yıllar önce bir Alman asker tarafından tecavüze uğramıştır. Asker sonra yakalanıp öldürülmüş tür. Pierre günden güne o askere benzemeye başlar, mimikleri ve davranışları değiş ir. Sonuçta tecavüz sahnesi Pierre tarafından aynı şekilde sahnelenir ve hikaye burada biter.

Hikayenin ilginç yönü şudur: Pierre’in o asker olup olmadığı son sahneye kadar ortaya çıkmıyor. Hatta hikâyeyi okuduktan sonra bile gerçek ile fantastik dünyayı ayırt edebilmek zor. Burada Cortazar güncel yaşamı bambaşka bir bakış açısından anlatmaya çalışıyor. Hikâyelerindeki karakterler güncel ş eylere çok ilgi gösteriyorlar. Bu ilgiden dolayı güncel şeyler müstesna ve mistik bir olaya dönüşüyor. Hayal gücünden yola çıkarak Cortazar gerçeğ i aramakta.Realitenin yeni boyutları izinde Cortazar gerçeği arıyor.
Yazarın gerçek üzerine düşünceleri şöyle: Fantastik dünya objektif olayların bir parçası değ il, başka bir gerçeğ in varoluşunun bilincine varmaktı r. Bu anlamda Cortazar için gerçekle fantastizm (fantastik olan) var, yalnız fantastik dünyanın genellikle algılanamayan bir farkı, gerçeğin bir parçası olmasıdır. Fantastizmi ya şayabilmek için öncelikle güncel korkularımızı üzerimizden atmamız ve bilimsel tasarlanmış korunmalı gerçeği terk etmemiz gerekir. Ayrıca Cortazar’ın düşüncesine göre insanlar böyle bir dünyaya evet  demekle hayatın ta kendisine evet demiş olurlar, ama tamamen hür bir şekilde ve akılla hayal gücünü son aşamaya kadar kullanarak.

Peki, tüm bu Cortazar’ı n gerçek  ve fantastizm üzerine yaptığı tasarımlar bizim yaşadığımız gerçek için de geçerli mi? Önce ş öyle bir fark var: Cortazar, fantastik dünyayı edebiyatı ile yaratır. Normal hayatta ise ancak rastlantılarla fantastik bir dünyanın varlığına inanabiliriz. Örneğin çoğu insan bir kişiyi daha önce tanımış olduğunu hisseder, oysa o kişiyle bu ilk karşılaşmasıdır. O an mistik bir atmosferin varolduğunu hissederiz
Gerçekdışı olaylardan korktuğumuz kadar da onları merak ederiz. Fala bakarız ve büyüler  yaparız. Ama Cortazar’ın kastettiği fantastizm sadece o değ il. Daha ziyade güncel yaşamda birçok şeye başka türlü bakma olanağını bulamadığımızı dile getiriyor. Gerçekten dünya gözlerimizle gördüğümüz, kulaklarımızla duyduğumuz ve ellerimizle hissettiğimiz gibi mi? Yoksa algılayamadığımız şeyler var mı? Bunu bilemiyoruz. Gerçeğe başka açıdan bakmak zenginleştirici olabilir, ama fantastizmi gerçekte de yaşamak olanaksı z görünüyor.

Kaynak için tıklayınız

Leave a Reply